IHLARA

Hasandagi ve Melendiz Daglarinin eteklerinde kurulmus olan,Güzelyurt ilçesine bagli Ihlara ve Selime Kasabalari ile Yaprakhisar ve Belisirma Köylerini içine almakta ve kuzey-bati yönünde 14 km . boyunca uzanmaktadir. Melendiz Dagindan dogan Melendiz irmagi,Ihlara kasabasi içinden iki tarafi kavak ve sögüt agaçlari ile kapli dik yamaçlar arasindan vadiye girip mamasin barajina ulasir. Erciyes ve Hasandagi gibi volkanik daglarla sinirli Kapadokya Bölgesinin ilk girisinde yer alan Ihlara tamamen volkanik kayalarla örtülü bir alanda yer almaktadir. Volkanik faaliyetler en son jeolojik dönemde meydana gelmistir.Bu nedenle jeolojik yapi orjinal özellikleriyle günümüze kadar gelmistir.Atmosferik olaylarin etkisiyle;birbirine yakin karmasik vadi sekilleri,uçurumlar,ilginç görünümlü yarik ve magaralar,yassi ve sivri kayali tepecikler olusmustur. Vadinin egimli yamaçlarinda hem su hem de rüzgar erezyonunun etkisiyle ilginç kaya sekilleri ve yüzeyleri ortaya çikmistir.Melendiz irmagi boyunca gelismis baskin agaç türleri sögüt ve kavaktir.

Vadi içerisinde Il Tarim Müdürlügü önderliginde kültür yoluyla gelistirilmis antep fistigi ve ceviz gibi daha fazla sicaklik isteyen bitkilerin vadi içinde yetismis olmasi, Ihlara vadisinin iliman bir iklime sahip oldugunu gösterir.Vadi içerisinden akan irmakta 4 çesit balik türü vardir. Bunlar yöresel adi pullu olan tatlisu kefali,siraz ,derekayasi ve yaglica (yöresel adi ile cadimençi ) ve çöpçü baligidir. Bölgede dogal degerlerden baska, kültürel açidanda büyük mirasa sahiptir. Vadiler ve onlari çevreleyen dik kayalar ve farkli yüzey sekilleri bölgenin kendine özgü mimari tasarim ve yerlesim karakterini yaratmistir. Yöre insani ilk yerlesimlerinden günümüze kadar kayalari olusturan tüf malzemesinin kolay oyulabilme özelliginden sürekli olarak yararlanilmistir. Yüzyillar boyu çevredeki konut mimarisi jeolojik olusum nedeniyle kaya içi yasami biçimde devam etmistir.Bölgede bol miktarda bulunan ve kolaylikla islenebilen yöresel tas konut yapiminda ustaca kullanilmistir. Hiristiyanligin ilk yillari olan m.s.4 yüzyilda Aksaray ve Kapadokya bölgesinde yetisen bazi din adamlari burayi dini bir merkez haline getirmisler ve Ihlara vadisinin içerisine kolayca oyduklari mesken,kilise ve siginak yaparak yasamlarini sürdürmüslerdir. Ihlara vadisinde 104 kilise,16 manastir,bir çok dini egitimi yapilan merkezin oldugu ve 1500'den fazla yerlesim biriminde 80-100 bin civarinda nufüsun yasadigi ögrenilmistir.Bu birimler,kayalar içine oyulan tüneller ile birbirine baglanmaktadir.

Bazi kiliseler;Egritas,Kokar,Agaçalti,Pürenliseki ve Yilanli kiliselerdir.

Karanlikkale,Sünbüllü ve Karagedik kiliseleri ise bölgedeki ayri bir grubu olusturmaktadir.

Bizans döneminin çok sayida freskli,tek ve çitf nefli,kapali veya açik yunan haç planli ve sapal biçimli kaya oyma kiliseler 4.yy'dan itibaren kesisler ve rahipler tarafindan çok uygun bir inziva ve ibadet yeri olarak,savas döneminde ise gizlenme ve korunma yeri olarak kullanilmistir.